ehliyet-sinavi
27 Haziran 2015 Ehliyet Sınavı Soru ve Cevapları, Sınav Sonuçları
EHLİYET SINAVI 27.06.2015 2015 yılında yapılacak olan ehliyet sınavlarından üçüncüsü 27 Haziran 2015 Cumartesi günü yapılacak. 27 Haziran Ehliyet sınavı cumartesi günü 11:00 da başlayacak ve 1 saa...
vasiyet_anaokulu
Eşinin vasiyeti üzerine anaokulu yaptıracak
Yaklaşık 2 yıl önce kaybettiği eşinin vasiyetini yerine getirmek isteyen 82 yaşındaki Gülsüm Şimşek, Kepez ilçesine anaokulu yaptırma kararı aldı. Yaklaşık 2 yıl önce kaybettiği eşinin vasiyetini y...
yuvaegitmen
Toplumda değeri artan anaokulları kalitesini arıyor
Toplumda değeri artan anaokulları kalitesini arıyor Toplumda değeri artan anaokulları... - BERLİN (CİHAN)- Bundan tam 175 sene evvel ilk defa Almanya’da kurulan anaokullarının sayısında patlama ...

istanbul anaokulları Anaokuluna başlama ve uyum sağlama

5 sene önce admin tarafından yazıldı, 621 kez görüntülendi ve hakkında hiç yorum yapılmadı.

Anaokuluna başlama ve uyum sağlama

Anaokuluna başlama ve uyum sağlama

 Anaokuluna başlama, bir çocuğun hayatında yaşadığı, yürüyebilme, konuşabilme tuvalet eğitimini öğrenme dönemleri gibi önemli bir dönemdir. Bu nedenle öncelikle çocuğun ve ailenin bu duruma hazır oluşu çok önemlidir.

Çocuk alışık olduğu ortamdan, alışık olduğu kişilerden ayrılacağı için endişe, tanımadığı bir ortamda tanımadığı kişilerle olacağı için cesaretsizlik ve heyecan duyguları hissedebilir. Sınıfta aileden birisi ya da yakını olmadan tek başına kalabilmek, sınıfta çocukları tek tek tanımak ve kabul etmek, çocukların kendisini tanıması ve kabul etmesi çocukta stres yaratabilecek bir durumdur. Yetişkinler bile yeni bir işe başladığında, yeni bir ortama girdiğinde ‘’Beni nasıl algılayacaklar?’’ heyecanı yaşayabiliyorsa çocuğun o yaşta okula başlama gibi bir süreci yaşaması çok da kolay sayılmaz. Bu nedenle cesaretlendirerek, destek olarak yaşadıklarını ve hissettiklerini anlamaya çalışarak zihnindeki soru işaretlerini ve endişelerini gidermeye çalışmak gereklidir.

Çocuk için öncelikle en doğru anaokulu seçildikten sonra (anaokulu seçimi tek başına önemli bir konudur) çocuğa açıklama yapılarak öncelikle gideceği anaokulu gezdirilir. Sınıfı, arkadaşları ve öğretmeni ile tanıştırılır. Bir süre sınıfa girip eğer isterse, sandalyeye oturması ya da etrafı incelemesine fırsat verilir, desteklenir.

Eğer okulun ya da ailenin programı uygunsa, çocuğun oyun grubu ile başlaması en uygun olanıdır. Oyun grubunun özelliği haftada birkaç gün ve kısa saatler olmasıdır, 3 yaş ve biraz altındaki çocuklar için gerekli ve uygun olacaktır. Oyun Grubu programı sonrası çok rahat, kolaylıkla anaokulu programına başlayabilirler. Oyun Grubu imkânı yok ise ya da uygun değilse, anaokuluna başlarken ‘’Adaptasyon Programı’’ uygulanılmalıdır. Bu programda çocuk ilk gün bir saat kalmalıdır. Anne ya da aileden biri veli bekleme bölümünde beklemeli, çocuğun istemesi halinde buluşturulmalı ve güvenle başlaması sağlanmalıdır. İkinci gün iki saat ve takip eden günlerde süre azar azar artırılarak bir haftanın sonunda istediğimiz kadar kalmalıdır.

Uyum süresi her çocuğa göre değişmektedir. Bazı durumlarda çocuk okulda kalma süresini kendisi uzatmak istemektedir. Kritik nokta, uyum dönemi süresince çocuğun düzenli olarak okula getirilmesidir. Çocuğun isteksizliği durumunda bile başlangıçta düzenli devam etmek önemlidir. Burada karar verici aile olmak zorundadır. Anne ve baba destekleyici, cesaretlendirici yaklaşım içerisinde olmalıdırlar.

Bazı aileler; çocuk hazır ve istekli olmasına rağmen, anne baba hazır olmadığı için çocuğun cesaret ve isteğini kırıp, basit hatalar ve aşırı koruyucu davranışlarla uyum dönemini problemli ve çok zor bir döneme sürükleyebilmektedirler. Çocuk anaokulunun ilk ya da sonraki takip eden günlerinde, heyecanla çantasını sırtına alıp annesine hoşça kal diyerek sınıfına ilerler. Anne ise, kendisinden bu kadar kolay ayrılabilmesine kendisini çok arayıp ağlamadan kalabilmesine üzülüp, ‘’Dur bir daha öpeyim’’ diyerek endişeli, üzgün yüzüyle, tekrar çocuğu geriye çağırarak sarılıp öper. Türlü şekillerle vedalaşma sahnesini uzatmak isterler. Böyle bir durumda, çocuk çok istekli, heyecanlı ve mutlu olmasına rağmen, annesinin yüz ifadesi ve hissettirdikleri nedeniyle ‘’annem endişeli, o halde endişelenmem gereken bir durum var’’ duygusuyla hareket ederek, o mutlu heyecanlı çocuğun yerini, ağlayan endişeli ve isteksiz, korkan bir çocuk almaktadır. Hissettikleri çocuğun uyumunu kolaylaştırmayıp, anaokuluna uyumunu güçleştirecektir.

Annenin ve babanın, hatta büyük anne ve babaların mutlaka istekli, hazır, destekleyici ve cesaretlendirici olmaları gereklidir. Vedalaşmalarda, ebeveynin çocuğu teslim alacağı saati söyleyip, hatta saat üzerinde yerini göstererek ya da çizerek; ‘’Bu saatte seni gelip alacağım, o zaman görüşmek üzere’’ demelidir. Sözünde mutlaka durmalı tam söylediği saatte gelerek, ‘’Bak söz verdiğim gibi geldim’’ diyerek yine saati göstermelidir. Anne ve baba özellikle ilk günler çocuğun çıkış saatinde, asla tutarsız davranmamalı, en sona ve tek başına kalmasına asla izin vermemeli, gecikmemelidirler.

Akşamları evde çocuğun öğrendiği şarkı, tekerleme, şiir ya da oyunları paylaşmalı arkadaşlarını ve yaşadıklarını destekleyici bir heyecanla dinlemelidir. Asla okulu tehlikeli, başına her şeyin gelebileceği, korkulması gereken bir ortam gibi hissettirmemelidir. Anne ve babanın endişeleri varsa bile bunu asla çocuğun yanında konuşmamalıdırlar. Endişelerini, öğretmeni ve okul yöneticisi ile ayrıca konuşmalı, çözüm aramalıdırlar. Anne ve baba çocuğun okulu, öğretmeni ve arkadaşları ile ilgili konularda, çocuğun yanında asla olumsuz eleştiri yapmamalıdırlar. Tüm bunlar çocuğun okula, öğretmene ve arkadaşlarına bakış açısını etkileyecek, adaptasyonunu güçleştirecektir. Eğer evde bakıcı varsa, bakıcıya yakında anaokuluna gideceği planı açıklanmışsa çok dikkatli olunmalıdır. Kişiye göre değişmekle birlikte, çok sayıda örneği vardır ki; bakıcılar işlerini kaybetmemek için çocukta gizlice okul korkusu, oluşturabilmektedirler. Bakıcılar; okulun ve okuldaki öğrencilerin, öğretmenlerin tehlikeli ve korkulması gereken kişiler olduğu gibi mesajlar verebilmektedirler. Bu nedenle anaokuluna başlama kararı konusunun bakıcıya açıklanması ve açıklanma zamanına iyi karar vermek gereklidir.

Uyum döneminde ağlayarak gelme ya da ağlayarak anneden ayrılma gibi durumlarda yaşanabilir.  Böyle durumlarda çocuğun cesaretlenmesi için ‘’Birlikte gidelim, sınıfa birlikte girelim, beni arkadaşlarınla tanıştır’’ tekliflerinde bulunulmalıdır.  Çok zorlayıcı, ağlatarak, kopartarak değil, dikkatini başka yöne yönlendirerek destekleyici yaklaşımla götürülmelidir.

Anaokuluna başlama ve adaptasyon döneminde küçücük ayrıntılar bile çok önem arz etmektedir. Anaokuluna başlarken çocuğun vesikalık fotoğrafları istenir. Okuma yazma olmadığı için her yere fotoğraflar yapıştırılır. Ayakkabılık bölümüne, vestiyerlere, dolapların üstüne ve ilgili diş fırçalama bölümlerine çocuğun fotoğrafları yapıştırılır. Bunun anlamı; Bu bölüm bu çocuğa aittir. Çocukta kendisini o ortama ait hisseder. Eğer çocuğun fotoğrafları getirilmemiş ya da getirilmekte gecikilmişse, bu durum, uyum dönemini etkileyen bir etken olabilmektedir. Çocuk kendi resmini sınıfında, ayakkabılık ve vestiyerinde göremeyince; ‘’Annemin ve babamın vakti olmadı, fotoğraf çektiremediler’’ diye düşünmez. Çocuk bu durumda ‘’Öğretmenim beni sevmiyor, bu nedenle fotoğrafımı yapıştırmamış’’ diye düşünebilmektedir. Bizim için çok küçük olan ayrıntılar, çocuklar için çok önemli olabilmektedir.

Anaokuluna başlama döneminde ailenin kararlı, destekleyici, tutarlı, anlayışlı, sevgi dolu ve cesaretlendirici olması gereklidir. Anaokuluna uyum dönemini başarılı bir şekilde aşan çocuğun özgüveni artacak, merdivenin basamaklarından yukarıya doğru tırmanacaktır.  Anne ve babanın görevi, çocuğun bu dönemi başarıyla aşması ve sonuçlandırmasına destek olmak, fırsat vermektir. Çocuk ağlıyor diye, hemen bu süreci kesmek, olumsuz sonuçlandırmak, vazgeçmek ya da ona daha çekici seçenekler sunmak doğru değildir. Bugün ağladı evde kalsın, yarın gideriz gibi saat ya da gün olarak düzensiz okula götürmek; başarıyı değil, başarısızlığı getirip, uyum sürecini daha da zorlaştırır.

Anaokuluna uyum döneminde, uyum problemlerini, her çocuk çeşitli şekillerde değişen sürelerde ve değişen derecelerde yaşayabilmektedirler. Bunları anne ve babaların da bilmesi gerekmektedir. Destek olunduğu sürece başarıyla sonuçlanacağını, geçici sorunlar olduğunu bilerek, cesaretle, sevgiyle destek olunması gerekmektedir.

Tüm bu çabaların asıl amacı kendine güvenen bir çocuk yetiştirmektir. Çocuklarımız için arzuladığımız; hayata karşı güçlü, zorluklarla baş edebilen, çabuk pes etmeyen, kendi ayakları üstünde duran, her durumda kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir birey olmalarıdır

alıntıdır : Uzman Pedagog Nilüfer Evgin

Benzer Yazılar
eokul
     2016 - 2017 yılı Yen'i eğitim öğretim döneminde tüm öğrencilerimize başarılar diliyoruz. Rabbim tüm öğrenci ve velilerimizin yardımcısı olsun, hepsini ülkesine, vatanına, milletine, anne ve babasına hayırlı evlat eylesin.       2016-2017 eğitim...
anaokulu-ilkgün
Öğrencilerinin gelişimine önemli katkı sağlayan Öğretmen Ayça Mercan; anaokulu seçiminde ilk olarak okulun hangi resmi kuruma bağlı olduğuna bakılması gerektiğini belirtti. Mercan’a göre sonrasında ise okulun mutfak ve tuvalet temizliğine dikkat edil...
Weltkindertag
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nca hazırlanan, “Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ile Özel Çocuk Kulüplerinin Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlanarak...
Yorumlar ( 0 )

Bu sitedeki hiçbir materyal izinsiz kopyalanamaz / paylaşılamaz. www.nurtopuanaokulu.com