ehliyet-sinavi
27 Haziran 2015 Ehliyet Sınavı Soru ve Cevapları, Sınav Sonuçları
EHLİYET SINAVI 27.06.2015 2015 yılında yapılacak olan ehliyet sınavlarından üçüncüsü 27 Haziran 2015 Cumartesi günü yapılacak. 27 Haziran Ehliyet sınavı cumartesi günü 11:00 da başlayacak ve 1 saa...
vasiyet_anaokulu
Eşinin vasiyeti üzerine anaokulu yaptıracak
Yaklaşık 2 yıl önce kaybettiği eşinin vasiyetini yerine getirmek isteyen 82 yaşındaki Gülsüm Şimşek, Kepez ilçesine anaokulu yaptırma kararı aldı. Yaklaşık 2 yıl önce kaybettiği eşinin vasiyetini y...
yuvaegitmen
Toplumda değeri artan anaokulları kalitesini arıyor
Toplumda değeri artan anaokulları kalitesini arıyor Toplumda değeri artan anaokulları... - BERLİN (CİHAN)- Bundan tam 175 sene evvel ilk defa Almanya’da kurulan anaokullarının sayısında patlama ...

istanbul anaokulları – avcılar anaokulları

5 sene önce admin tarafından yazıldı, 549 kez görüntülendi ve hakkında hiç yorum yapılmadı.

istanbul anaokulları ile ilgili sizlere detaylı bilgi ve dökümanlar sunmak amacıyla istanbul anaokulları web adreslerini sizler için tek tek dolaşarak misyonları vizyonları eğitim anlayışları gerektiği yerde kadroları iletişim bilgileri adres bilgileri etkinlik rehberleri faaliyet çalışmalarını aktarmaya çalıştık.

istanbul anaokulları

gülümse anaokulu

iletişim :

Adres:
Denizköşkler Mah. Dr.Sadık Ahmet Cad. No: 137 AVCILAR – İSTANBUL
Tel: (0212) 591 97 56
Tel/Fax: (0212) 591 10 97
E – mail info@gulumseanaokulu.k12.tr

GÜLÜMSE YUVA OLARAK AMACIMIZ
A)ÇOCUĞUN FİZİKSEL GELİŞİMİNE KATKIDA BULUNMAK
•Büyük kaslarını uyumlu kullanabilmek
•Küçük kaslarını uygun kullanabilmek
•Duyu organlarını kullanabilmek
B)ÇOCUĞUN ÖZ BAKIM BECERİSİNE KATKIDA BULUNMAK
•Kendi ile ilgili işleri kendinin yapabilmesini sağlamak
C)ÇOCUĞUN DİL GELİŞİMİNE KATKIDA BULUNMAK
•Düzgün cümle kurabilmek
•Soru cümlesi kurabilmek
•Cümle tamamlayabilmek
•Söyleneni anlayabilmek,anlatma yeteneğini geliştirmek
Ç)ÇOCUĞUN SOSYAL GELİŞİMİNE KATKIDA BULUNMAK
•Kurallara uyabilmek ve öğrenilen kuralları uygulayabilmek
•Kendi yaşıtları ve yetişkinlerle olumlu ilişkiler kurabilmek
•Davranışlarını kullanabilmek
•Kendinin ve başkalarının isteklerini gözetebilmek
D)ÇOCUĞUN KİŞİLİK GELİŞİMİNE KATKIDA BULUNMAK
•Benlik gelişimine katkıda bulunmak
•Duygusal tepkilerini sezer ve hareketsel olarak ifade edebilmek
E)ÇOCUĞUN YARATICILIK GELİŞİMİNE KATKIDA BULUNMAK
•Yaratıcı düşünceye katkıda bulunmak
•Yaratıcı faaliyetler yapabilmek
F)ÇOCUĞUN ZİHİNSEL GELİŞİMİNE KATKIDA BULUNMAK
•Dikkatini geliştirebilmek
•Kavramları kavrayabilmek
•Algılama,bellek ve problem çözebilme
•Nesneleri sıralayabilmek,ayırt edebilmek ve fark edebilmek

YUVAMIZ
800m2 meyve ağaçları ile dolu bir bahçe içinde 2 katlı müstakil binamızda 3-6 yaş grubu çocuklarımızın tüm ihtiyaçlarına cevap verebilecek fiziksel bir ortam içinde çocuk gelişimi ve huzurlu güvenli dinamik özenli coşku ve sevgi dolu bir ortam içinde geleceğe bilinçli nesiller yetiştirmek için GÜLÜMSE YUVA 1994 yılından beri kaliteli hizmetini vermeye devam ediyor.

Sağlıklı bir toplumun temelini mutlu ve başarılı çocuklar oluşturur. GÜLÜMSE YUVA olarak amacımız siz anne ve babalara elimizden gelen desteği vermek ve kılavuzluk görevimizi en iyi şekilde yerine getirmektir.

Her zaman en iyisini hak eden çocuklarımızın tüm yaşantılarına imzasını atacak olan okul öncesi dönemde en doğru kararlar almanıza yardımcı olmak ve onlara güzel bir gelecek sunma gayretimizi paylaşma çabası içerisindeyiz.

Çocuklarımızın içinde yaşadıkları dünya gerçek eğitici ve eğitimdir. Anne ve babalar ve eğitimciler yol gösterici olumlu yönlendirici, iyi model olan kişiler. Çocuk ise eğitimin merkezidir.

2-6 yaş grubu çocuklara eğitim vermeyi amaçlayan GÜLÜMSE YUVA ‘sında, öncelikle çocukların tüm ihtiyaçlarına cevap verebilecek fiziksel bir ortam hazırlanmıştır.

Kuşkusuz hepimiz çocukları seviyoruz. Ancak çocukları sadece sevmenin yetmediğini, onları en iyi şekilde yetiştirmenin bilinçli bir uğraş gerektirdiğini de biliyoruz. Çocuk yetiştirmek keyifli ve heyecan verici olduğu kadar saygılı, incelikleri olan bir süreçtir.

Her biri kazanılacak bir değer olan çocuklarımıza karşı görevlerimize önem vermeliyiz. Amacımız ilk sosyalleşme sürecini yüklenen kulumuzda onları çağdaş yarınlara hazırlamaktır. Bizim en önemli malzememiz SEVGİMİZ ‘dir. Biliyoruz ki, temelinde sevgi olan hiçbir eğitim başarısızlığa uğramaz.

Eğitim; sevgi, hoşgörü, fedakarlık ve profesyonel çalışıp amatör ruhlu kalarak verilmelidir. İlkemiz, her zaman değişmeyen eğitim ve öğretim kadromuz, gururumuz mezun ettiğimiz çocuklarımızdır

EĞİTİMİMİZ
Yuvamız’da uygulanan eğitimde temel olarak belirlenen özellikler;
-Devletin ve toplumun isteklerine uygunluk
-Uygulanabilirlik
-İşlevsellik
-Esneklik
-Bilimsellik
-Ekonomiklik
-Verimlilik
-Uygulayıcılara rehberlik
-Geliştirilebilirlik

GÜLÜMSE YUVA  “ÇOCUK MERKEZLİDİR”

Hedeflerin seçiminde,etkinliklerin düzenlenmesinde,değerlendirme esaslarının  belirlenmesinde çocugun şu özellikleri dikkate alınır.
*Yaşi
*Gelişim özellikleri
*İlgi ve gereksinimleri
*Bireysel özellikleri
*Bireysel farklılıkları
*Yakın çevresi

Ancak bu programın  gelişimsel bir program olduğu noktasından hareketle  çocugun  takvim yaşindan çok gelişimsel  yaşinın önemli olduğu unutulmayarak  etkinlikler buna göre hazırlanır.

  GÜLÜMSE’DE  KAZANDILICAK DAVRANIŞ ESASTIR

Kazandırılacak davranışların seçilmesi  sırasında özellikle,gruptaki çocuklarin gelişim özelliklerine uygun olma ve gelişim alanlarının tümüne yer verme ilkelerine dikkat edilir.
Bir günlük için etkinlik belirlerken hedef ve davranışların farklı  gelişim alanlardan seçilmesine ve gelişim alanları arasındaki dengenin bozulmamasına da özen gösterilir.Önce basit veya temel davranışlar ele alınmalı,daha sonra aynı hedefin daha üst yada karmaşik davranışları seçilerek etkinlikler düzenlenir.Etkinlikler düzenlenirken çocugun yapabildiklerinden başlanır.

GÜLÜMSE’DE KONULAR AMAÇ DEĞİL ARAÇTIR”

Yıllık ve günlük planlar yapılırken  farklı konular belirlenebilir.Amaç ele alınan konunun ögretimi değil,o konu yardımı ile hedef ve davranışların kazandırılmasıdır. Bir hedef  kazandırılırken farklı konulardan yararlanılabileceği gibi,aynı konular  farklı hedefler kazandırılırken farklı yönleriyle tekrar  ele alınabilir.Kısaca öngörülen hedef ve davranışların kazandırılmasında ,her şey konu olabilir.

 GÜLÜMSE‘DE “ÜNİTELER YER ALMAMAKTADIR”
Programda ünitelere yer verilmemiştir.Böylece okulöncesi eğitimin özünde var olan “eğitim” vurgusu öne çikarilmaya çalisilmistir.

 GÜLÜMSE UYGULANAN PROGRAM “ESNEKTİR”
Esnek olduğu için her grupta uygulanabilir bir programdır.Bu özelligi nedeniyle aynı zamanda bireyselleştirmeye de uygundur.

 GÜLÜMSE ’DE UYGULANAN PROGRAM “ÖGRETMENE ÖZGÜRLÜK TANIR”

Bu programda ögretmen belli kalıplar içine sokulmaya çalisilmamistir.
Evrensel ilkeler doğrultusunda belirlenmiş programdaki hedef ve davranışları kazandırmak için ögretmen  bunları farklı biçimlerde bir araya getirebilir,farklı etkinliklerle ,istediği iç ve dış mekanları kullanarak eğitim durumları düzenleyebilir.Her konu ,her çesit etkinlik,her ortam,kısaca her şey ögretmen tarafından hedef ve davranışları kazandırmak için ögretmen bunları farklı biçimlerde bir araya getirebilir,farklı etkinliklerle,istediği iç ve dış mekanları kullanarak eğitim durumları düzenleyebilir.Her konu,her çesit etkinlik,her ortam ,kısaca her şey ögretmen  tarafından hedef ve davranışları kazandırmak amacıyla kullanılabilir.

GÜLÜMSE’DE YARATICILIK ÖN PLANDADIR

Bu programın etkinlikle  uygulanabilmesi,ögretmenlerin yaratıcı olması ve çocuklarin yaratıcılıklarının geliştirilmesiyle olanaklı olabilecektir.Bu açıdan ögretmenlerin öncelikle  kendi yaratıcılıklarını geliştirmeleri,daha sonra da çocuklarini geliştirmek için uygun yöntem ve teknikleri işe koşmaları gerekmektedir.unutulmamalıdır ki yaratıcı çocuklari yaratıcı ögretmenler yetiştirirler.

GÜLÜMSE’DE ÇOCUGUN ÇOK YÖNLÜ GELİŞİMİ ESASTIR.

Her gelişim alanı önemlidir.Çocugun tek yönlü değil ,çok yönlü gelişmesi hedeflenir.Program bu yönüyle  çoklu zeka  kuramının savunu ve vurguları ile de tutarlıdır.

GÜLÜMSE YUVA’DA UYGULANAN EĞİTİM  ÖGRETMENIN PLANLI ÇALISMASINI GEREKTİRİR

Ögretmen yıllık ve günlük planlar yapar..Planlarda yer verilen etkinlikler çesitlendirilir ve tüm gelişim alanlarını geliştirmeye dönük olarak hazırlanır.Yıllık ve günlük planlarda yer verilen davranışların hangi gelişim alanlarına ait olduğu planlarda belirtilir.
Günlük planlar hazırlanırken  eğitim durumunda yer verilen etkinlikler,bir bütün olarak düşünülür,geçişler güzel kurgulanarak yapılır,etkinlikler günlük yaşam deneyimlerinden seçilir,sıralanırken aktif-pasif etkinlik dengesi dikkate alınır,bu etkinliklerde farklı ortamların,farklı köşelerin,farklı materyallerin ve farklı çalisma şekillerinin kullanılmasına özen gösterilir.

GÜLÜMSE ÇOCUGUN ÖZGÜRCE DENEYİMLER KAZANABİLMESİNE OLANAK TANIYAN ORTAMLARA ÖNEM VERİR

 Program doğrultusunda eğitim ortamlarını iç ve dış mekanlar olarak bir bütün şeklinde ele alınmasına ,ayrıca seçilen eğitim ortamlarının çocugun güven duyabileceği,rahat hareket  edebileceği   ,farklı etkinliklere olanak tanıyan ,tehlikelerden uzak,onlara gereksinimlerine uygun olanaklar sunan ,estetik ve hoş ortamlar olmasına da özen gösterilir.

GÜLÜMSE YUVADA UYGULANAN PROGRAMDA  PROBLEM ÇÖZME VE OYUN YÖNTEMLERİ ÖNE ÇIKARILIR

 Uyguladığımız program,çesitli etkinlikler düzenlenirken çocuklarin problem çözme becerilerinin geliştirilmesini öne çikarmaktadir.Bu amaçla çocuklara çesitli seçenekler sunulması,yaratıcı problem çözümlerinin teşvik edilmesi önem taşimaktadır.
Oyun,okulöncesi çocugunun günlük yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır.Diğer bir deyişle oyun çocugun işidir.Bu gerçekten hareketle programda her türlü hedef ve davranış kazandırılırken oyunun temel etkinlik olarak kullanılması özellikle önerilmektedir.

GÜLÜMSE YUVA AİLE KATILIMINA ÖNEM VERİR

Okul öncesi eğitimde okul aile işbirliğinin önemi dikkate alınarak aile katılımı öne çikarilmistir.
*Veli toplantıları
*Velilerle bireysel görüşmeler (ögretmen veya veli gereksinim duydukça)
*Ailelerin sınıf içi ,sınıf dışı etkinliklere katılımı
*Evde ögrenme

 GÜLÜMSE YUVA’DA DEĞERLENDİRME ÇOK YÖNLÜDÜR

Uyguladığımız programda okulöncesi eğitimde sonuç değil,süreç önemli olduğundan sürecin değerlendirilmesinin gerekliliği vurgulanmaktadır.İlköğretimde öne çikan sonucun değerlendirilmesi yaklaşimının ,bu ögretim basamağında uygulanması olanaklı değildir.
Program değerlendirme süreci;
*Çocugun gelişiminin değerlendirilmesi,
*Program değerlendirilmesi
*Ögretmenin kendi kendini değerlendirilmesi olarak üç farklı boyutta ele alınmaktadır.
Çocugun gelişiminin değerlendirilebilmesi için,ögretmenin çocuklari sürekli gözlemlenmesi,günlük notlar tutması ve daha sonra bunları gözlem kayıt formlarına geçirmesi,ailelere her yarıyılda en az bir gelişim  raporu sunması gerekmektedir.

GÜLÜMSE ÖZEL GÜN VE HAFTALARIN BELİRLENMESİNDE YAŞ GRUBUNUN ÖZELLIKLERINI DİKKATE ALIR
Programda yer alan özel gün ve haftalar çocuklarin gelişimsel özellikleri dikkate alınarak seçilmiş ve kapsamı daraltılmıştır.Ayrıca bu günlerin çocuklara belli davranışları kazandırmak amacıyla kullanılmasının önemli olduğu ve bunların gösteriye dönüştürülmesinin gerektiği üzerinde de durulmamıştır.

GÜLÜMSE’DE PROGRAM GELİŞTİRMEYE AÇIKTIR
Program geliştirmenin sürekli bir süreç olduğu gerçeğinden hareketle,bu programın da zaman içinde geliştirilmesi gereksinimi ortaya çikacaktir.Program bu sürece de açıktır.                                                                                                                                                               
 
                                                                                                         Okul Öncesi Ögretmeni
                                                                                                                   KURUCU
                                                                                                               Çisem ENGİN

GÜLÜMSE’DE BESLENME
Aylık Beslenme Programı
Yuvamız ögrencilerinin, günlük beslenmeleri için gerekli olan protein, karbonhidrat, vitamin ihtiyaçları düşünülerek yemek listesi hazırlanmaktadır. Sabah kahvaltısı, Ögle yemeği, İkindi kahvaltısı olarak hazırlanmış olan yemek listesi her ayın başında velilerimize verilmektedir.

Hijyenik şartlara uygun olan mutfağımızda tamamen doğal ve sağlıklı ürünler kullanılarak hazır yiyecek, dondurulmuş, konsantre, koruyucu maddeler içeren yiyeceklerden uzak durarak yemeklerimiz aşçımız tarafından yapılmaktadır. Gıda alışverişimiz belirli kuruluşlardan alınmakta , gıdaların son kullanım süreleri özenle dikkat edilmekte ve takip edilmektedir.Gıdalar saklama koşullarına uygun saklanmakta diğer malzeme ( kırtasiye deterjan vb.) yanında bulunmamasına özen gösterilmektedir. Yapılan her yemekten günlük olarak numune saklanmaktadır. Mutfakta kullanılan materyalin(tencere,tava,kaşik,rende vb..)hijyen kurallarına uygun temizlenmesi,saklanması sağlanmaktadır.Aşçı temiz, sağlık kurallarına uygun, beyaz aşçı kıyafetini her gün temiz olarak giymekte ve eldiven,bone,kullanmaktadır.Sağlık muayeneleri düzenli yapılmaktadır. Yemek saatlerinde çocuklarımız yemek salonumuzda ögretmenleri ile birlikte yemeklerini yemektedirler.
BESLENME PROBLEMLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Çocuklarda Beslenme Sorunları
Tüm çocuklar 1. yılın sonunda doğal olarak günde 3 öğün beslenme şekline alışır. Birinci yılın sonunda ve 2. yılda büyüme hızında azalamaya bağlı olarak kalori gereksinimi azalır. Bazı yiyeceklere, ya da tüm yiyeceklere karşı geçici ilgi azlığı ortaya çıkar. Çocuklardaki bu özelliğin bilinmesi, ailelerin çocuğu gereksiz yere yemeye zorlanmalarını engelleyebilir. Beslenme şeklinde kişisel ve ailesel alışkanlıkların etkisi büyüktür. İki-beş yaş arasında ortaya çıkan beslenme sorunları genellikle ailelerin yeme açısında aşırı ısrarcı olmasından ve endişelenmesinde kaynaklanmaktadır.

 
Çocuklarda İştahsızlık
İştah, bir yemeğin zevkle, neşeyle ve arzu edilerek yenmesidir. Lokmayı uzun süre ağzında çeviren, çiğnemek için zaman kazanmaya çalışan, tabağındaki yemeği bir türlü bitiremeyen bir çocuk karşısında önce aklımıza fiziksel bir rahatsızlığın var olup olmadığı gelmelidir. Örneğin; yüksek ateş, kulak ağrısı, boğaz ağrısı, nefes almayı güçleştiren nezle-grip gibi üst solunum yolları enfeksiyonları gibi bir rahatsızlık çocuğun sofrada nazlanmasına neden olur. Böyle durumlarda doktor kontrolünden geçirilen çocuğa, önerilen biçimde yiyecek verirken çocuğun isteklerini de dikkate almak en uygun yoldur.Hastalık sırasında çocuğu yemek yemeye zorlamanın hiçbir yararı yoktur. İştahla ilgili olarak ebeveynlerin bilmeleri gereken en önemli şey çocukların bireysel farklılıklar gösterdikleridir. Bu nedenle de başka çocuklara bakarak, onların yemek yeme davranışı ile kendi çocuğunuzun yemek yemesini kıyaslamak, çocuğunuzun daha az yediğini düşünmenize neden olabilir

 
Neler Yapılabilir?
Bazı çocukların iştahlı bazı çocukların iştahsız olmaları pek çok nedene bağlı olabilir.  Çocuğu iştahlı ya da iştahsız yapan nedenle arasında, onların iç dünyalarında yaşadıkları şeyler büyük önem taşır. Çocuğun yaşantısındaki endişe, üzüntü, nefret veya kıskançlık gibi olumsuz, ya da aşırı sevinç, heyecan gibi olumlu herhangi bir duygu onun iştahını kesebilir. Bu nedenle iştahsız bir çocuk için öncelikle organik bir rahatsızlığın olup olmadığı araştırılırken diğer yandan duygusal bir sorunun, farklı bir duygu halinin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.

İştahsız çocuk karşısında neler yapılabilir?

Her şeyden önce çocuğa sofrada yemek yemesi için zor kullanılmamalıdır. Her çocuğun kendine özgü yemek yeme kapasitesi olduğundan çocuk daha fazlasını yiyemez. Çocuğun yemesi konusunda ısrarcı olunduğunda çocuk kendisine fazla gelen gıdayı çıkartılabilir.

Her çocuğun büyüme oranıyla ilgili olarak yemek yeme miktarı vardır. Örneğin, yıllar ilerledikçe başlangıçta alınan yiyecek miktarı azalabilir. Erinlik ve ergenlik döneminde ise iştah yeniden artabilir.

Yemek zamanından önce çocuğa verilen şekerlemeler, çikolatalar, cips vb abur cubur gıdalar da iştahı engelleyebilir. Ancak, çocuk acıktığında yemek zamanını beklemeden ona yemeğini vermek gerekir. Acıkan çocuğa ısrarla yemek zamanını beklemek onun iştahının kaçmasına neden olabilir. Henüz yemeği hazır olmamış çocuğa, alması gereken gıdalardan bir miktar verilerek iştahının kaçmamasına yardımcı olunabilir.

Sofrada çocuğu olabildiğince kendi haline bırakmak ve kendisinin yemek yemesine olanak tanımak, evi kirletmemesi ve çeşitli kurallara uyması yönünde onu zorlamamak çocuğun yemek davranışına karşı daha olumlu tutum geliştirmesini kolaylaştırabilir. Bazen iştahsızlığın altında, çocuğun yemek yeme karşısında yaşadığı zorlamalar ve baskılar geliyor olabilir ve bu müdahaleler nedeniyle çocuk yeme isteğinden uzaklaşmış olabilir.

Çocuğun sofrada oyalanması ve yemeğini ağır yemesi karşısında tepki göstermemek en iyisidir. Bu arada çocukla konuşmak, hikayeler anlatmak, şakalar yapmak da onun yemek yemesini zevkli hale getirebilir.

Küçük çocukların istediği gıdaları ve onların gereksinimleri olan gıdaları bilerek tertiplenen yemek listeleri onları sağlıklı tutacaktır. Çocuğa değişik alternatifler sunmanın yanında alınması gereken gıdaları süsleyerek göze daha hoş hale getirmek, çeşitlendirmek onların istemedikleri gıdalara karşıda olumlu davranmalarına yardımcı olabilir. Amaç çocuğun çok yemek yemesi değil arzu edilen ve onun için gerekli olan gıdaların alınmasıdır.

Aile bireylerinin birbirleriyle olan ilişkilerinin de çocuğun iştahı üzerinde önemli etkisi vardır. Evde yaşanan gergin bir hava, tartışma ortamı çocukların iştahlarının kesilmesi için yeterli bir neden oluşturabilir. Yine bu bağlamda çocukların, çok sevdiği büyüklerinin üzüntülerinden de etkilendikleri ve iştahlarının kesildiği unutulmamalıdır. Bu nedenle yaşanan sıkıntı ve üzüntüleri çocuğa hissettirmemeye çalışmak önemlidir.

 Bazen çocukluk kıskançlıkları da iştahı olumsuz olarak etkileyebilir. İştahsızlık sorununda bu durum varolup olmadığı da dikkate alınmalıdır. Bazı çocuklar sürekli olarak dikkati üzerlerine çekmek istediklerinden iştahsızlık onlar için bir kazanç halini alabilir. Diğer yandan küçük bir kardeşin varlığı ve annenin onun beslenmesiyle ilgilenmesi de çocuğun yemek yemeye karşı tavır almasına ve yemeğinin anne tarafından verilmesini istemesine yo açabilir.

Anneleri yada babaları tarafından dövülen ve sık azarlanıp eleştirilen çocuklarda da iştahsızlık görülebilir. Çocuk yemek yemeyerek büyüklerini cezalandırmak istiyor olabilir. Yemek yemediğinde anne yada babasının üzüldüğünü gören çocuk bundan zevk alabilir ve kızdığında ebeveynlerini üzmek için bu yola başvurabilir.

Yemek sırasında olumsuz, üzücü ve rahatsız edici olaylardan söz etmek, onların yaramazlıklarını ve hoşlanmadığınız yanlarını dile getirmek, eleştirmek, ayıplamak yada suçlamak çocukların lokmalarını boğazlarına dizebilir. Yemek sırasında rahatsız edici durum ve konuşmalardan kaçınmak gerekmektedir.

 Çocuğun tabağına yiyebileceği kadar yemek koymak, bazen de azar azar yemek koyarak tabaktaki yemeğin her bitişinde çocuğu taktir etmek onun yemek yeme davranışının pekişmesine yardımcı olabilir.

Çocukların iştahlı olmalarını sağlamada bir yol da onların açık havada zaman geçirmelerini sağlamaktır. Temiz hava ve dışarıda yapılan gezinti yada oyun çocukların iştahının arttırılmasına yardımcı olabilir.

Çocuğun süt içiyor olması ve süt ile doymuş olması nedeniyle yemek yemeye fazla istekli olmadığı durumlar iştahsızlıkla karıştırılmamalıdır.Bu durumda verilen süt miktarını biraz azaltmak sorunun çözümüne yardımcı olabilir.

Yemeklerin lezzetli ve iyi pişirilmiş olmalarına özen göstermenin yanında soğuk ve aşırı sıcak almamalarına da dikkat etmek gerekir.

Yemek sırasında yemek yeme usul ve kurallarına ilişkin uzun konuşmalar yapmamak,ikazları müşfik ve sempatik bir biçimde yapmak çocuğun yemek yemeye karşı daha olumlu davranmasını sağlayabilir.

Çocukların beslenme olayına 1 yaşından önce katılmasına izin verilmelidir.Çocuklar 6.ayda şişeyi , 8-9.ayda bardağı ve 10-12.ayda kaşığı tutabilirler.Kendi kendine beslenme,çocukların kendilerine olan güvenin artmasını sağlar ve sorumluluk almasında olumlu etkisi olur.İkinci yaştan itibaren çocuklara kendi başlarına beslenmeleri açısından mutlaka sorumluluk verilmelidi

 MİSYONUMUZ
Her zaman en iyisini hak eden çocuklarımızın tüm yaşantılarına imzasını atacak olan okul öncesi dönemde; çocuklarımızın tüm ihtiyaçlarına cevap verebilecek fiziksel bir ortam içerisinde, özgüvenini kazanmış, farkındalıkları olan, kendini ifade etme becerisine sahip, kendi ayakları üzerinde durabilen, sosyal ilişkilerinde başarılı, empati geliştirebilen nesiller yetiştirmeki misyonumuzdur.

KALİTA POLİTİKAMIZ

•Eğitim etkinliklerimizi M.E.B. genel ilke ve hedefleri doğrultusunda düzenlemek.
•Anaokulumuzu çağın ötesine taşımak ve çağın gereklerine uygun düzeyde eğitim vermek.
•Erken çocukluk dönemindne başlayarak, çocuğun içindeki özgür, çok yönlü bir birey olarak yetişmesini sağlayacak değerleri ortaya çıkarmak, kalıcır bir eğitim almalarını sağlamak.
•Toplum, veli ve öğrencilerin memnuniyetini sağlamak.
•Yenilikleri takip ederek, daima hizmet kalitesini artırmak.
•yasa ve mevzuatlara ugun olarak anaokulu etkinliklerini yürütmek.
•Kalite yönetim sistemi şartlarına uymak ve sistemimiz sürekli iyileştirmek,
Kalite politikamızdır.

VİZYONUMUZ
İlk sosyalleşme sürecini yüklenen anaokulumuzda çocuklarımızı çağdaş yarınlara hazırlamak, vizyonumuzdur.

BİZİM EN ÖNEMLİ MALZEMEMİZ SEVGİMİZDİR.
BİLİYORUZ Kİ TEMELİNDE SEVGİ OLAN HİÇBİR EĞİTİM
BAŞARISIZLIĞA UĞRAMAZ.

 

Benzer Yazılar
anaokulu-ilkgün
Öğrencilerinin gelişimine önemli katkı sağlayan Öğretmen Ayça Mercan; anaokulu seçiminde ilk olarak okulun hangi resmi kuruma bağlı olduğuna bakılması gerektiğini belirtti. Mercan’a göre sonrasında ise okulun mutfak ve tuvalet temizliğine dikkat edil...
cropped-logo_1175x200_512x512.jpg
Anaokulumuz Yeni eğitim öğretim dönemine kurban bayramı için verilen aradan sonra 19 Eylül 2016 günü pazartesi günü başlayacaktır. Kayıtlarımız devam etmektedir. Sınıflarımızın kontenjanları dolmak üzeredir acele edin....
cocugun-hangi-sinifa-gidecek
YAZ OKULU KAYITLARIMIZ BAŞLAMIŞTIR. ADAPLAR SİYER ARAPÇA OKUL ÖNCESİ EĞİTİM YÜZME AT BİNME SOSYAL ETKİNLİKLER FAALİYETLER...
Yorumlar ( 0 )

Bu sitedeki hiçbir materyal izinsiz kopyalanamaz / paylaşılamaz. www.nurtopuanaokulu.com