ehliyet-sinavi
27 Haziran 2015 Ehliyet Sınavı Soru ve Cevapları, Sınav Sonuçları
EHLİYET SINAVI 27.06.2015 2015 yılında yapılacak olan ehliyet sınavlarından üçüncüsü 27 Haziran 2015 Cumartesi günü yapılacak. 27 Haziran Ehliyet sınavı cumartesi günü 11:00 da başlayacak ve 1 saa...
vasiyet_anaokulu
Eşinin vasiyeti üzerine anaokulu yaptıracak
Yaklaşık 2 yıl önce kaybettiği eşinin vasiyetini yerine getirmek isteyen 82 yaşındaki Gülsüm Şimşek, Kepez ilçesine anaokulu yaptırma kararı aldı. Yaklaşık 2 yıl önce kaybettiği eşinin vasiyetini y...
yuvaegitmen
Toplumda değeri artan anaokulları kalitesini arıyor
Toplumda değeri artan anaokulları kalitesini arıyor Toplumda değeri artan anaokulları... - BERLİN (CİHAN)- Bundan tam 175 sene evvel ilk defa Almanya’da kurulan anaokullarının sayısında patlama ...

istanbul anaokulları için davranış bozukluğu : yalan söyleme

5 sene önce admin tarafından yazıldı, 370 kez görüntülendi ve hakkında hiç yorum yapılmadı.
YALAN SÖYLEME

Yalan söylemek, bir hatayı gizlemek amacıyla gerçeğe uygun olmayan girişimde bulunmaktır. Amaç başkalarını yanıltmaktır.
Yalan söylemek toplum tarafından ayıplanan, kınanan bir davranış olmasına rağmen, ara sıra ona başvurmayan insan yok gibidir. Fakat çoğu zaman kendi yalanlarımızı gerekli, küçük yalanlar olarak görür, başkalarınınki ise büyük yalanlar olarak görürüz. Örneğin sevmediğimiz bir insan kapımıza geldiğinde evdeki çocuğa “annem evde yok” dedirtiriz. Karşımızdaki insanı kırmamak için yalana başvurur, aynı zamanda çocuğumuza da yalan söylemenin ilk tohumlarını aşılamış oluruz.
Başkalarını bilerek aldatmak amacıyla söylenen yalanlar, gerçek yalanlardır. Aslında çocukların yalanları, yetişkinlerin yalanlarının yanında masum kalır. Çünkü; onların yalanları aldatma amacı gütmez. Çocuk gerçeği iyi değerlendiremediği için, gördüklerini çarpıtarak anlatır ve uydurur. Kimi ana-baba çocuğun olmamış şeyleri olmuş gibi anlatmasını yalan sayar. Bunları dinlemek ve olduğu gibi kabul etmek yerine çocuğu suçlar. 3-5 yaş çocuğunun hayal dünyası çok geniş olduğu için inanılmaz öyküler anlatırlar ve bu dönemde yalan ile yalan olmayanı ayırt edemezler.
Yalanın bu kadar çok kullanıldığı bir toplumda çocuk yetiştirmek hiç de kolay bir iş değildir. Ana babaların birçoğu çocuğunun yaş dönemini göz önüne almadan çok erken yaşlarda gerçeğe sadık kalmasını isterler. Oysa çocukta gerçekçilik ilkesi zaman içinde oluşmaktadır ve 7 yaş öncesinde söylediği gerçek dışı sözler ve olaylara yalan damgası vurmak doğru değildir. 3 yaş çocuğunun inanılmayacak öyküler uydurması, hayali arkadaşlarının olması ve taklit oyunlarından hoşlanması doğaldır ve gelişim özelliklerinin yolunda gittiğini gösterir. Çocuk hayal gücü geniş olduğu oranda başarılı olur. Gerçeğe uydurma yolu ile ulaşır. Ayrıca öykü uydurmaktan ayrı olarak kasıtlı bir biçimde gerçeğe sadık kalmama küçük bir çocukta doğaldır ve bu tür yalan çocuğun eğlenmeyi sevmesinin, birine takılmaktan hoşlanmasının doğal övünme arzusunun arkadaşlarından geri kalmama isteğinin ya da cezalandırılma korkusunun bir sonucudur.
Yaşamın ilk beş yılında çocuğun yalan söylemesi konusunda endişeye gerek yoktur. Çocuğun gerçeğe sadık kalmasını sağlamak için ısrar etmek ve yalanını ortaya çıkarmak için girişimlerde bulunmak yanlıştır.Çünkü beş yaş öncesi çocuğunun söylediği yalanlar söz de yalanlardır ve çocuk düşüncesinin kendiliğinden oluşan özgün ürünleridir. Çocuk birtakım  psikolojik gereksinimleri nedeniyle gerçek dışı söz yada hayallere sığınabilir ve bunları gerçekmiş gibi kabul edebilir. Bu tür sözde yalanlar, gerçek yalanlardan farklıdır. Sözde yalanların yanlış değerlendirilmesi, kınanması, sert cezalar verilmesi sonucunda gerçek yalanların doğmasına yol açar. Örneğin kardeşi ile oynarken bir vazoyu kıran çocuk cezalandırılma korkusuyla annesine kardeşinin kırdığını söyler. Böylece yalan kendini savunmanın en iyi silahı haline gelir.
Çocuk gerçekle, gerçek olmayan ayırt etmesinden sonra yalan halen devam ediyorsa, temelinde psikolojik etkenlerin olduğu söylenebilir. Çocuğun çevresiyle ilişkileri gergin ve olumsuzdur. Ana babalar çocuklarının eğitiminde onları gerektiği gibi sosyalleştirmeyi başaramamışlardır. Bu tür çocuklar da kendini kontrol edememe ve aşırı bencillik gözlenir. Başkalarının hak ve çıkarlarına kendisinin ki gibi değer vermesini öğrenememiştir. Çocuk olanı olduğu gibi değil de, büyüklerinin istediği şekilde göstermek için yalana başvurur.
1- Patolojik Yalanlar:Kişi doğruyu söylemek kendisi için daha avantajlı olsa da yalan söyler. Önceden düşünmeden ,o anda öylesine  söylenen yalanlardır. Diğer bir deyişle, söyleyen kişinin gelişimine ve yaşamına zarar veren, onu zor duruma sokan yalanları, patolojik yalanlar olarak adlandırabiliriz.
2- Hayali Yalanlar: Küçük çocuklar gerçeği iyi değerlendiremedikleri için uydururlar. Yetişkinler bunları yalan olarak görür.
3-Taklit Yalanlar:Çocuklar ana-babayı örnek alır. Ana-babanın yalanına tanık olan çocuk, yalan söylemeyi öğrenir. Ör; doktora gidiyoruz diye gezmeye giden anne-baba çocuğun yalan söylemesine zemin hazırlar.
4-Sosyal Yalanlar:Bunlar en yaygın olan yalanlardır. Bir yere gideceğimiz zaman, gitmek istemiyorsak, “hastayım ” deriz.
5-Savunma Yalanları:Çocuk kendini korumak için yalan söyler. Çocuk sık sık eleştiriliyorsa, sert tepki gösteriliyorsa, mükemmelliğe zorlanıyorsa çocuk yalana başvurabilir. Doğru söylediğinde “yalan söylüyorsun” diye suçlanan çocukta , bu yalanların alışkanlık haline gelebilir.
6- Yüceltilmiş Yalanlar: Başkalarının hayranlığını kazanmak için söylenen yalanlardır.
Bazen de çocuklar bir özlemini dile getirmek için yalan söyler. Ör; babasız bir çocuğun  “babam var” demesi gibi. Normal yollardan  takdir edilmeyen çocuk, yalana başvuracaktır.”Annem öldü” diyen bir çocuk, kardeş doğumu ile birlikte ilgisiz kaldığı için böyle söylemektedir.
Yalanın Gelişim Süreçleri
Her biri diğeriyle iç içe olmasına rağmen yalan söylemenin gelişim süreci üç aşama halinde incelenir.
1) Çocukluğun ilk yılları 2-6
2) Ergenlik 6-12
3) Yaşlılık12-18 yaşlar arası
Hangi gelişim süreci olursa olsun çevre faktörü dikkate alınmalıdır.          Çocukluğun ilk yılları:Çocukların kaç yaşında yalan söylemeye başladıkları bir tartışma konusudur. Bir çocuğun tam anlamıyla yalan söyleyebilmesi için diğer insanların düşüncelerinden haberdar olması gerekir.Bazı araştırmacıların belirttiğine göre çocuklar 3,5 yaşına kadar karşıdaki kişilerin fikirlerinden habersizdir.Araştırmacılar çocukların gelişimlerinin ilk yıllarında kandırma ile ilgili davranışları toplumsal yaşamda büyükleri memnun etmek ya da cezadan kaçmak için önceden öğrendikleri tepkileri sergileyerek geliştirdiklerini belirtirler.
Woolf çocukların dört yaşından önce yalan söyleyemeyeceklerini çünkü gerçeğin bile farkında olmadıklarını ifade eder. Woolf’un yalanın başlangıcı olarak belirlediği yaş bir çok araştırmacı tarafından çürütülmüştür. Yapılan bir araştırmada ağabeyi ortalıkta yokken döktüğü sütün suçunu ona atan iki yaşındaki bir erkek çocuğu ve kendi kendini dövüp başka bir çocuğun bunu yaptığını belirten 2,5 yaşındaki bir kız çocuğu örnekleri verilmiştir.
Yalan fantezileri üretmek, olgunlaşmamış anlayışsız ebeveynler tarafından stresli ortamlarda yetiştirilen çocukların gösterdiği bir özelliktir. Yalan fantezileri üreten bir çocuk dileklerinin gerçek olmasını diliyor demektir.
Ergenlik:Ergenlik öncesi dönem çocukların nasıl iletişim kuracaklarını, neyi dışarı vereceklerini, neyi içerde tutacaklarını ve nasıl kandırıp yalan söyleyeceklerini öğrendikleri dönem olur. Çocukluğun ilk yıllarında doğrunun tüm çıplaklığıyla söylenmesi hoş görülse de ergenlik çağına gelen çocuklara bunun tam tersi öğretilir. Ergenlik çağındaki bireylere insanları üzecek gerçekleri söylememeleri öğretilir.Cinsellik, para, uyuşturucu ve alkol ile ilgili aile sorunları sır olarak saklanır. Çok gizli sırları olan aileler dışarıya sır vermemek için aşırı gayret sarf ederler. Sonuçta ergenlik çağındaki çocuklar yavaş yavaş hile ve yalan içerecek şekilde bilgi, fikir, duygu ve düşüncelerini toplumdan saklamaya ve yerine göre göstermeyi öğrenmeye başlarlar. Bu bir dereceye kadar her ailede öğretilir.
Genç Yetişkinlik:Genç yetişkinlerin maruz kaldıkları psikolojik baskılar sevgiliden ayrılma cinsel dürtüler gibi yalanın bir hastalık belirtisi olarak ortaya çıkmasına kadar gidebilir. Özerk bir birey olmaya çalışan genç yetişkin anne-babasından bağımsız kararlar almaya çalışırken yalana sığınabilir ya da anne babasına karşıt tepki geliştirerek patolojik bir boyutta doğrucu olup çıkabilir. Bu durum iç hesaplaşmalar yaşayan genç yetişkinin vicdanını rahat hissetmesini sağlayabilir.
Çocuk Yalan Söylemeyi Nasıl  Öğrenir?
Çocuk yalan söylemeyi öncelikle diğer çocukları taklit ederek öğrenir. Yalan söyleyerek yaptığı hatanın sonucundan kurtulan arkadaşını gören çocuk, yalanın ona birtakım olanak ve avantaj sağladığını hemen farkına varır ve yapılan bir hatada kendini masum gösterip cezadan kurtulmasını öğrenmiş olur. Ayrıca yetişkini taklit de çocuğun yalanı öğrenmesine yol açar. Yetişkinler bazen de kendi aralarında yalan söyledikleri gibi çocuklara da yalan söyletirler. Örneğin “Bunu yaptığımı babana söylemeyeceksin” ya da “Dün evdeydik”diyeceksin gibi tembihlerle çocuğa yalan iterler ve böylece yalanın oluşması için zemini hazırlarlar. Böylece 7 yaş sonrasında mantık geliştirmeye başlayan çocuk, yalanın kötü bir şey olmadığını eğer kötü olsaydı yetişkinlerin söylemeyeceğini düşünmeye başlar.
Çocuklar Neden Yalan Söyler
Zihinsel düzeyi düşük olan çocuklar, normal çocuklara oranla gerçeğe daha aykırı yalanlar söylerler. Normal çocuklar ise daha mantıklı yalanlar söyler ve ayrıntılı öyküler anlatılır.
Aileye bağımlılık, verilmiş söze saygı durumlarında da çocuk yalana başvurabilir. Örneğin annesini üzme kaygısıyla karnesi kötü olduğu için karne almadıklarını söyleyebilir yada karne üzerinde tahribat yapabilir. Ayrıca toplum içinde çok heyecanlanan bir çocuk, bildiği bir şiire bilmiyorum diyebilir. Bunun sebebi çekingenliktir.
Ayrıca bir çocuğa aşırı karışıldığı ve baskı yapıldığı zaman da çocuk yalan söyler. Sürekli kendisine anneni mi daha çok seviyorsun yoksa babanı mı diye soran bir yetişkine ikisini de sevmiyorum şeklinde cevap verebilir. Burada hata yetişkindedir. Bu davranış şekli çocuğa zayıflığıyla alay edilmiş izlenimi verebilir.
Kimi çocukta açıkça yalan söylerken bir özlemini dile getirir. Örneğin, annesi ve babası olmayan bir çocuk, bunu utanılacak bir durummuş gibi kabul eder ve var olarak gösterebilir. Kimisi de statüsünü kaybetme endişesiyle ailesinin fakirliğini saklar, bundan utanır ve kendisini zengin gibi gösterir.
Yalanı Engellemek İçin Neler Yapabiliriz?
Yalanı engellemek için öncelikle yalanın niteliği bilinmelidir ve yalandan çok buna neden olan psikolojik faktörler ele alınmalıdır.
1-Çocuk kesinlikle cezalandırılmamalı, sadece çocuğa yaptığı davranışın yanlış olduğunu ve doğru söylemenin övgüye değer bir davranış olduğu anlatılmalıdır.
2-Yalan söylemeyen çocuğun doğruyu itiraf etmesine yardımcı olunmalıdır. Çocuk doğruyu söylemeye yönlendirilirken ana-baba, öğretmeni ve çevresindekilerin çok dikkatli davranmaları gerekir. Çünkü burada söz konusu olan güç gösterisi değil, yardımdır.
3-Yetişkinler örnek olmalıdır. Eğer anne-baba başkalarına yalan söyleyecek olursa, çocuğun dürüstlüğün önemini anlaması çok güç olacaktır.Çocuklar hangi yaşta olursa olsun yaşına uygun bir dille doğruyu söylemek gerekir.
4-Aşırı tepki göstermemek gerekir.Yumuşak ve hoşgörülü olmalı ve cezadan kaçınılmalıdır. Aşırı tepki göstermek, çocuğun sizin öfkenizden korunmak için, yalan söylemeye devam etmesine yol açar.
5-Çocuklardan başaramayacakları şeyler beklenmemelidir.
6-Fazla baskıdan kaçınmalı ve koyduğumuz kurallarla çocuğun yaşamını fazla sınırlamamalıyız.
7-Çocuğu yetişkinler araç olarak kullanmamalıdır.Ör; anne yada babanın çocuğa yalan söyletmesi. Annenin “bu yaptığımızı baban duymasın” demesi gibi.
8-Gizli polis gibi çocuğu sorgulamamalıyız. Ör; “Doğru söylersen ceza vermeyeceğim” dedikten sonra, çocuk doğruyu söyleyince”biliyordum” diyerek tepki vermek yada dayak atmak, çocukta yalanı pekiştirir. Çünkü çocuk doğruyu söyleyince olumsuzlukla karşılaşmaktadır.
9-Çocuğun  diğer çocuklarla kıyaslanmaması gerekir.
10-Ana-baba-çocuk iletişiminin olumlu olması gerekir. Çocuk istek, sıkıntı, kaygı ve endişelerini bizimle konuşabilmelidir. Çocuğu dinlemek ve çözüm yollarını kendisinin bulmasına yardımcı olmak gerekir.
11-Yalan söylediği için çocuğu suçlamamak gerekir.”Yalancı” etiketi yapıştırılmış olan bir çocuk, bu etiketin gereklerini yerine getirecektir, çünkü yaptığı işin kendini yansıttığına inanır. Bu davranışı onaylamasak bile, çocuğumuzun kişiliğini bu davranıştan ayrı tutmak gerekir. Salt kendisi olduğu için onu sevdiğimizi çocuğumuzun anlamasına yardımcı olmalıyız.
12-Doğrudan emin olmak için kontrol edin.Çocuğa “ödevin bittimi” diye sormak yerine “ödevini görmek istiyorum” deyin. Bu davranış  hem kontrol edileceği için ödevini düzgün yapmasını sağlar hem de sonucundan çekindiği için yalan söylemez.

Benzer Yazılar
eokul
     2016 - 2017 yılı Yen'i eğitim öğretim döneminde tüm öğrencilerimize başarılar diliyoruz. Rabbim tüm öğrenci ve velilerimizin yardımcısı olsun, hepsini ülkesine, vatanına, milletine, anne ve babasına hayırlı evlat eylesin.       2016-2017 eğitim...
anaokulu-ilkgün
Öğrencilerinin gelişimine önemli katkı sağlayan Öğretmen Ayça Mercan; anaokulu seçiminde ilk olarak okulun hangi resmi kuruma bağlı olduğuna bakılması gerektiğini belirtti. Mercan’a göre sonrasında ise okulun mutfak ve tuvalet temizliğine dikkat edil...
Weltkindertag
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nca hazırlanan, “Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ile Özel Çocuk Kulüplerinin Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlanarak...
Yorumlar ( 0 )

Bu sitedeki hiçbir materyal izinsiz kopyalanamaz / paylaşılamaz. www.nurtopuanaokulu.com