ehliyet-sinavi
27 Haziran 2015 Ehliyet Sınavı Soru ve Cevapları, Sınav Sonuçları
EHLİYET SINAVI 27.06.2015 2015 yılında yapılacak olan ehliyet sınavlarından üçüncüsü 27 Haziran 2015 Cumartesi günü yapılacak. 27 Haziran Ehliyet sınavı cumartesi günü 11:00 da başlayacak ve 1 saa...
vasiyet_anaokulu
Eşinin vasiyeti üzerine anaokulu yaptıracak
Yaklaşık 2 yıl önce kaybettiği eşinin vasiyetini yerine getirmek isteyen 82 yaşındaki Gülsüm Şimşek, Kepez ilçesine anaokulu yaptırma kararı aldı. Yaklaşık 2 yıl önce kaybettiği eşinin vasiyetini y...
yuvaegitmen
Toplumda değeri artan anaokulları kalitesini arıyor
Toplumda değeri artan anaokulları kalitesini arıyor Toplumda değeri artan anaokulları... - BERLİN (CİHAN)- Bundan tam 175 sene evvel ilk defa Almanya’da kurulan anaokullarının sayısında patlama ...

istanbul anaokulları için öneriler : zenginleştirilmiş anaokulları proğramları kaosu çözer.

5 sene önce admin tarafından yazıldı, 486 kez görüntülendi ve hakkında hiç yorum yapılmadı.

zenginleştirilmiş anaokulları proğramları kaosu çözer.                            

Son günlerde nereye gitsem hep aynı soru ile karşılaşıyorum. “Hocam, ne olacak, bu sene birinci sınıfa gidecek çocukların hâli?” diye başlıyor konuşmalar.

Önceki gün yine çok kırgın ve kızgın bir annenin sitem dolu konuşması ile karşılaştım; “Hocam pırıl pırıl çocuğuma engelli raporu almak çok zoruma gidiyor!”

“Hayırdır, neden engelli raporu alacaksın ki?” diye sorunca başladı içini dökmeye.

“Bizim kız bu yıl eylül ayında 66 aylık oluyor. Yani ilkokul birinci sınıfa başlaması gerekiyor. Ama, ne ben ne de babası kızımızın birinci sınıfa başlamasını uygun buluyoruz. Daha tuvalet temizliğini yapamayan çocuk nasıl ilkokula başlasın? Erkek öğretmen mi çocuğumun temizliğini yaptırsın? Biz de rapor almak için devlet hastanesine gittik. Sadece biz değilmişiz aynı durumda olan. Şehrimizde zaten tek olan çocuk psikiyatristinin önü ana baba günü idi. Ama doktor yok ortalıklarda. Hastane personeline ‘Doktor nerede?’ diye sordum. Alaycı bir üslupla ‘kaçtı’ deyip güldüler. ‘Niye kaçtı ki?’ diye sorunca, ‘Abla gelen-giden çocuğuna rapor istiyor, adamcağız saçma sapan işlerle uğraşmaktan mesleğimi yapamıyorum diye izine ayrıldı’ dediler. ‘E ne olacak şimdi?’ diye yine sorduğumda ‘Çocuk doktoru da veriyormuş rapor’ diye oraya yönlendirdiler. Uğraşa didine çocuk doktorunu buldum. İçeri girdiğimizde doktor daha yüzümüze bakar bakmaz anladı durumu ve ‘Rapor mu istiyorsunuz?’ dedi. Utana sıkıla ‘evet’ dedik. Doktor bey önce direndi, ‘Ben ne anlarım çocuğun okula hazır olup olmadığından kardeşim, gidin çocuk gelişimi uzmanı ile görüşün, psikolog bulun, pedagog bulun onlar versin raporu. Bana çocuğunuzun bir hastalığı varsa onun için gelin ama benden mesleğimin dışındaki konuda rapor istemeyin’ deyiverdi. Biz yalvar yakar ‘Aman hocam zaten psikiyatr da bunalmış kaçmış, lütfen bize yardımcı olun’ dedik. Doktor bir gözüme baktı, bir eşimin çaresizliğine baktı, derin bir nefes alıp ‘Hasbünallah’ çekerek önündeki kâğıda bir şeyler yazmaya başladı…”

Bu anne, incinmiş bir hâlde bunları anlatırken aklımdan ‘eğitim reformu ile başlayan süreç böyle son bulmamalıydı’ diye geçiyordu.

Hâlbuki Millî Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ülkemiz eğitim sistemini düzeltmek için büyük şans diye düşünüyordum. İnanıyordum ki, radikal bir yönetim sergilenmedikçe yapış yapış bir hâle bürünmüş eğitim sistemimiz çözülemezdi. Dinçer de radikal kararlar alıyordu; ama aldığı bu kararlarda yanlış adım atarsa telafisi zor yeni sorunlar oluşacağını da biliyordum. Ve şu an öyle oldu. 5 yaşındaki çocukların ilkokula başlaması konusunda bakanlık ciddi bir yanılgı içine düştü. Bu yanılgıdan çıkmak için ‘rapor alın o zaman’ diye bulunan yöntem ise ayrı bir sorun oluşturdu. Çünkü çocuklara okul olgunluk testi uygulaması için psikolog ve pedagoglar dışlandı, çocuk doktorları devreye sokuldu. Onlar da bu hatalı sürecin bir parçası olmak istemedikleri için veliler ile çatışmalar yaşanıyor.

Yukarıda anlattığım olay münferit değil. Bir çocuk doktoru arkadaşım; “Bilinçli veliler, çocuklarına rapor almak için epey çaba sarf ediyor. Henüz olayın farkında olmayanlar da 60 aylık çocuklarını bile okula yazdırmak için okul yönetimlerine baskı yapıyor.” diye durumun vahametini özetledi.

Peki, bu çocukları sistemin çarklarına kurban etmeden nasıl çıkacağız işin içinden?

Bu konuda Bakanlığa bir teklifim var; 4+4+4 eğitimin ilk dördü olan ilköğretim kısmı 1+3 olursa kaostan çıkabiliriz. Bakanlık da, veliler de, hekimler de rahat nefes alır.

Buna göre, 1+3 olan ilköğretim kısmının birinci yılı, ‘anaokulunda ilkokul’ diye tanımlanır. Bu sınıflarda 2 öğretmen olur; çocukları ikinci sınıftan itibaren okutup ilkokuldan mezun edecek olan sınıf öğretmeni ve diğeri de hâlihazırda 5 yaş grubu çocukları iyi tanıyan ana okulu öğretmeni. Bu iki meslektaş işbirliği içinde 66 aylık çocukların ilk yılını birlikte geçirebilir. İlkokul öğretmeni pasif olur ve kendi öğrencilerini tanımaya çalışır. Okul öncesi öğretmeni de aktif olarak ‘zenginleştirilmiş ana sınıfı’ müfredatı uygular.

Yoksa şu anki gidiş çok iyi değil.

Benzer Yazılar
anaokulu-ilkgün
Öğrencilerinin gelişimine önemli katkı sağlayan Öğretmen Ayça Mercan; anaokulu seçiminde ilk olarak okulun hangi resmi kuruma bağlı olduğuna bakılması gerektiğini belirtti. Mercan’a göre sonrasında ise okulun mutfak ve tuvalet temizliğine dikkat edil...
cropped-logo_1175x200_512x512.jpg
Anaokulumuz Yeni eğitim öğretim dönemine kurban bayramı için verilen aradan sonra 19 Eylül 2016 günü pazartesi günü başlayacaktır. Kayıtlarımız devam etmektedir. Sınıflarımızın kontenjanları dolmak üzeredir acele edin....
cocugun-hangi-sinifa-gidecek
YAZ OKULU KAYITLARIMIZ BAŞLAMIŞTIR. ADAPLAR SİYER ARAPÇA OKUL ÖNCESİ EĞİTİM YÜZME AT BİNME SOSYAL ETKİNLİKLER FAALİYETLER...
Yorumlar ( 0 )

Bu sitedeki hiçbir materyal izinsiz kopyalanamaz / paylaşılamaz. www.nurtopuanaokulu.com