gulben-ergen-kahramanmarasta-anaokulu-acti-DHA-871878ee2eac9a60036d2f173b8b4e6f-1-t
GÜLBEN ERGEN, KAHRAMANMARAŞ’TA ANAOKULU AÇTI
GÜLBEN ERGEN, KAHRAMANMARAŞ'TA ANAOKULU AÇTI Şarkıcı Gülben Ergen, başkanlığını yaptığı Çocuklar Gülsün Diye Derneği tarafından Kahramanmaraş'ta yaptırılan 2 derslikli Tevfik Sıtkı Bursalı Anao...
dini-anaokulları
Kur’an kursu kreşlerinde oyun eşliğinde din eğitimi
DİYANET İşleri Başkanlığı'nca yürütülen 'Kuran Kursları Okul Öncesi Din Eğitimi Projesi' kapsamında, Adana'da Kuran kurslarına katılan kadınların çocukları için açılan sınıflarda, 4- 6 yaş grubundaki ...
anaokulunda-diş-sağlığı
Anaokulu öğrencilerine diş sağlığı semineri
Pazarlar Toplum Sağlığı Merkezi tarafından, Pazarlar Anaokulu öğrencilerine diş sağlığı eğitimi düzenlendi. Pazarlar Toplum Sağlığı Merkezi tarafından Anaokulu öğrencilerine oyun salonunda düzenlenen...

sübyan okulları mektepleri

2 sene önce admin tarafından yazıldı, 2.251 kez görüntülendi ve hakkında hiç yorum yapılmadı.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ ANAOKULLARINA YÖNELİK BİR ÇALIŞMA BAŞLATTIĞININ HABERİNİ SİZLELE PAYLAŞMAK İSTEDİK. HAYIRLI OLSUN!!

“Diyanet anaokulları açmalıdır” başlıklı ilk yazımızda ülkemizde din eğitimin çok geç yaşlarda başladığı ve okullarda verilen din eğitiminin yeterli olmadığını dile getirmiş, başkan Mehmet Görmez’in şahsında D.İ.B.’den bu konuyu gündeme alıp diyanete bağlı anaokulları açmalarını teklif etmiştik.

Bu yazımızda konuya biraz daha açıklık getirerek ülkemizde din eğitimi gerçeğinden ve din eğitimi için okul öncesi dönemin niçin önemli olduğundan bahsedeceğiz.

Ülkemizde din eğitiminin okullardaki tarihçesi;

Bilindiği üzere ülkemizde din eğitimi programları Cumhuriyet döneminin eğitim felsefesinin ürünüdür. Bu açıdan dini eğitim, din-devlet, din-siyaset ilişkileri gözetilerek laiklik ilkesine ters düşmeyecek şekilde hazırlana gelmiştir.

Cumhuriyetin ilanından sonra okullardaki din eğitimi kademeli olarak azaltılıpetkisizleştirilmiş ne var ki 50’lere ulaşıldığında bir yandan cenaze işleri ile ilgilenecek, namaz kıldıracak ehliyete sahip kişilerin bulunamamasına halktan gelen tepkiler öbür yandan toplumda batıl inançların, tarikatların hızla yayılması yeniden din eğitimi ihtiyacını gündeme getirmiştir.

Gündeme alınan “okullarda dini eğitim” mevzusu 50’lerden bu yana çok az değişiklik dışında çocuklara İslam dininin temellerini doğru bir şekilde anlatmak, ibadet şekillerini öğretmekten ziyade vatanı korumak, yardım kurumlarına sadaka ve zekât verilmesini teşvik etmek ve bunun yanında İslam dinini bir kültür olarak diğer dinlerle birlikte anlatmaktan öteye geçememiştir. Rahatlıkla diyebiliriz ki bu konuda yapılan reformlar toplumun ihtiyaçlarına cevap vermek yerine devletin laiklik ilkesini koruma refleksinin bir ürünü olarak çıkmıştır.

Laikliği kendilerinden örnek aldığımız batı toplumlarında bile dini eğitime devlet müdahale etmez ve bu eğitim kilise eliyle yapılırken bizim ülkemizde dini eğitim bizzat devlet eli ile yapılmakta başka türlüsüne de devlet izin vermemektedir.

Din eğitimi veren kurumlar;

Devlet eliyle yapılan din eğitimini başlıca iki kurum D.İ.B. ve M.E.B. gerçekleştirmektedir. M.E.B. ilköğretim okullarında 3. sınıftan itibaren haftada iki saat, liselerde ise bir saat din dersi vermektedir. D.İ.B. ise yakın bir zamana kadar kuran kurslarında verdiği bu eğitime 12 yaş üstü öğrencileri sadece yaz kurslarında alabilmekteydi. Kısa süre önce başkanlığın ilgili kanununda değişiklik yapılarak yaş sınırlaması kaldırıldı. Okullarda verilen bu birkaç saatlik eğitimin de dini eğitim değil bir kültür eğitimi olduğunu tekrar hatırlarsak ortaya çıkan boşluğu daha iyi görürüz.

Okulda verilen dini eğitimin ( doğrusu kültür eğitimi) yetersizliğini tespit ettikten sonra çözüme geçersek akla şu sorular gelmektedir: Okul çağında verilmeyen bu eğitimin boşluğu nasıl doldurulmalıdır? Kimler bu eğitimi vermelidir? Bu eğitim verilirken nelere dikkat edilmelidir? Gerekli dini eğitim verilmezse sonuçlar ne olur? Sondan cevaplayarak başlarsak önceki yazıda da dediğimiz gibi din bir ihtiyaçtır ve biz bu ihtiyacı sahih kaynaklardan beslenerek karşılamazsak yerini gayri sahih şeyler kolaylıkla alır. Bugün hangi gazeteyi açsak karşımıza çıkan boy boy haberlerde ahlaki yozlaşmadan dem vurulmasının, herkesin gençlerden şikâyet etmesinin ya da türedi Müslüman gençlerin ortaya çıkmasının başlıca nedeni de bu eğitimin ya verilmemesi ya da yanlış kaynaklardan öğrenilmesidir. Geçtiğimiz hafta internete düşen videoyu sanırım görmüşsünüzdür. Kâbe’nin yerini bilmeyen, peygamberimizin kabrinin nerede olduğundan bihaber pek çok insanımız var.

Okul öncesi dönemin din eğitimi açısından önemi;

Okullarda verilen eğitimin niteliğini bir tarafa bıraksak dahi olayın bir başka boyutu ilköğretim ve lise yıllarının dini eğitim için fazlasıyla geç olmasıdır. Son yıllarda yapılan araştırmalar 4-6 yaş dönemindeki çocukların öğrenmeye ve etkilenmeye diğer yaşlara kıyasla daha açık olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda bu yaş dönemi çocuğun Allah tasavvurunun oluştuğu, bayram, namaz, ölüm, cennet-cehennem ile ilgili sorular sormaya başladığı yaştır ve bu sorulara verilecek yanlış cevaplar yahut susmak ilerleyen yıllarda çocuklarımızın İslami yaşantısını kökten etkileyecektir.

Okul öncesi dönem çocuklarında yapılan araştırmalar bu yaş grubunun kendilerini seven, çok büyük ve cennette yaşayan bir Allah tasavvuruna sahip olduğunu göstermektedir. Bu dönemde çocuk “Allah’ın boyu ne kadar, neden göremiyorum, yalnız mı yaşıyor, arkadaşları var mı ?” gibi sorularla merakını açığa çıkararak aslında dini eğitimin başlaması gerektiğinin sinyallerini verir bizlere.

Çocukların en kolay ve kalıcı bir şekilde öğrendikleri bu dönemi çoğumuz çocuğu bilgisayar, televizyon karşısına oturtarak geçiriyoruz. Anaokullarına giden çocuklar ise bütün bir yıl boyunca boyama ve çeşitli faaliyetler yaparak bu dönemi geçiriyorlar. Hâlbuki anaokulları bunun yanında çocuklara bazı alışkanlıkların kazandırıldığı, milli ve manevi değerlerin verildiği yerler olmalıdır. Çünkü bu yaşta verilen doğru dini eğitim ( daha doğrusu dinin duygu yönünün çocuğa kazandırılması) ilerleyen yaşlarda çocuklarımızın kendine güvenen, huzurlu birer birey olmalarına imkân verecektir. Yine bu yaşta çocuğu Allah’ın cezalandırması ile korkutmak, dini eğitimde başarısız olduğu zannedilerek azarlamak, cezalandırmak, küçümsemek ya da çocuğa bu konuda fazla yüklenmek çocuğun dinden tamamen soğumasına neden olacaktır.

Sonuç olarak;

Tüm bu saydığımız nedenlerden dolayı okul öncesi dönem din eğitimi düşünülmeden yapılan itirazlara ve zannedilenin aksine hayati önem taşımaktadır. “Çocuğu din konusunda serbest bırakalım, dini eğitim gençliğinde verilmeli” tezini savunanlar İslam dininin değil başka bir dinin müntesibi olan bir çocuk bile yetiştirmekten çok uzak olup ateist bir neslin yetişmesine katkı sağladıklarını biliyorlar mı acaba? Modernizmi savunanların her fırsatta başvurdukları batı toplumlarının pek çoğunda dini eğitim bizdekinden daha erken yaşlarda ve saat bazında daha fazla verilmektedir.

Meseleye “Laik cumhuriyet elden gidecek!!!” penceresinden bakmak yerine dinin olmadığı yerde evrensel bir ahlaktan, iyilikten söz edilemeyeceğini görsek ülkemizin yeni nesilleri için çok daha sağlıklı adımlar atamaz mıyız?

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın il başkanları toplantısında “ Dindar bir nesil yetiştirmek istiyoruz, bizden ateist bir nesil yetiştirmemizi mi bekliyorsunuz? “ sözleri ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “ Dinimizi yeni nesillere yaymak Diyanet İşleri Teşkilatı’nın en önemli görevlerindendir.” Diyerek başbakana destek olması devletin zirvesinde de bu konunun gündemde olduğunu ve D.İ.B.’den beklentilerin giderek arttığını göstermektedir.

Sonraki Yazı
Şuan da zaten son yazıdasınız!
Benzer Yazılar
nabi-avci-dan-sbs-aciklamasi-haklar-korunacaktir-5552110_6121_o
30 yaş üstüne sınavsız üniversite! Milli Eğitim Bakanlığı ile YÖK'ün ortaklaşa hazırladığı yeni bir sisteme göre 30 yaş üstü vatandaşları sınavsız üniversite imkanı tanınacak. MEB, YÖK ve eğitim kurumu yöneticilerinin toplantısından “sil baştan” ye...
anaokul-ilkokul-acilis-tarihi
MEB'den okullara sınav uyarısı Milli Eğitim Bakanlığı, 28-29 Nisan tarihlerinde yapılacak sınav için okulları uyardı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okullara 28-29 Nisan'da yapılacak ortaokul 8'inci sınıf öğrencilerinin katılacağı ikinci dönem ortak...
meb
Üniversite giriş sistemi 2016'dan itibaren değişecek Üniversiteye girişte, YGS ve LYS sistemleri kalkarken lise öğrencileri merkezi sınavın ortalamalarıyla üniversiteye girecek. Türkiye, 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında yeni üniversiteye giriş s...
Yorumlar ( 0 )

Bu sitedeki hiçbir materyal izinsiz kopyalanamaz / paylaşılamaz. www.nurtopuanaokulu.com